Header Ads

Hava durumu uygulamasi android mobil cihazlar icin
Son Dakika
recent

Öbür dünya mahkemesinde

Öbür dünya mahkemesinde
Bir gün mail adresime aşağıdakine benzer bir mesaj geldi, ben de düzelterek sizinle paylaşmak istedim.
Bir adam ölmüş ve öbür dünyada yargılanmak üzere sırasını bekliyormuş.
Sıra kendisine gelip mahkeme salonuna girdiğinde bir de ne görsün?
Yargıç kürsüsünde bir insan oturuyor. Tanık sandalyesinde ise Tanrı yerini almış.
Adam şaşkın, “aman Tanrım, bu nasıl oluyor? Beni senin yargılayacağını sanmıştım. Oysa orada hakim olarak bir insan oturuyor.”
Tanrı gülümsemiş, şaşıran kula şöyle demiş:
“-Ben hiçbir zaman sizi yargılamadım. Sonsuz sevgimle, ne yapmayı seçtiyseniz, sizi seçiminizde özgür bıraktım. Bana yargılamak değil, sevmek yakışır. Çünkü ben saf sevgiyim, sizi kendimden yarattığım için sizi yargılamak kendimi yargılamak olur.
Ayrıca benim yargılamama ne gerek var ki? Her şeyi bilen ben sadece burada tanıklık ediyorum, dünyada olduğu gibi burada da insanlar tarafından yargılanıyorsunuz. Birazdan salonu hayattayken, senin zarar verdiğin,
hoşgörülü davranmadığın, yargıladığın, kalplerini kırdığın insanlar dolduracak.
Onlara kendini affettirmeye çalış. Onlar seni affederse ne ala. Çünkü cennetin yolu
onların affından geçiyor.”

Adam merakla Tanrıya sormuş:
“-Peki ya affetmezlerse ne olacak?”
Tanrı yine sevgiyle gülümsemiş ve şöyle demiş: 
“-Ben cenneti de, cehennemi de yeryüzünde yarattım, seni tekrar yeryüzüne göndereceğim. Orada öyle bir yaşam süreceksin ki, tüm yaptığın kötülükler, verdiğin zararlar sana aynen yaşatılacak. Yani ettiğini bulacaksın. Ama bunun amacı sana ceza vermek değil, sadece o insanların hissettiklerini bizzat yaşayıp anlaman, yaptığın kötülüklerin bilincine varman. İşte o zaman sen kendini affetmiş olacaksın.”
Adam bir süre düşünmüş, Tanrıya şöyle demiş:
“-Peki, cennet nasıl bir yer?” diye sormuş. Tanrı ona şöyle demiş:
“-Cennet, bir yer değil, bir bilinç düzeyidir evladım. Dünyada mutlu, huzur ve sevgi dolu, insanlar destek olmaktan haz duyan, yarattığım canlı ve cansız her varlığa saygı göstermeyi bilen insanlar var ya, işte onlar, dünyada cenneti yeniden yaratmaları için geri gönderdiğim cennetliklerdir. Cennet de dünyadan başka yerde değil.” demiş Tanrı.
“-Ama kutsal kitap bana öyle öğretmedi” diye karşı çıkmış adam.
“-Kutsal olan tek şey yaşamdır. Ben o kitapları kutsal kılmadım, siz kıldınız.
Her şeye sevgi ile bakmasını bilerek yaşayan insan, en büyük ibadeti yapandır.”
demiş Tanrı.
“-Peki dünyaya döndüğümde doğru yola görmemde yardımcı olacak mısın?” diye sormuş adam. Tanrı da:
“-Ben bunun için siz insanların içine “vicdan” denen bir pusula koydum, eğer bu pusulanın etrafına ördüğünüz kalın bencillik duvarlarını yıkarsanız, vicdanınızın yani benim sesimi kolaylıkla işitebilirsiniz”, demiş.
“-Peki, biz insanlara ne kadar yakında bulunuyorsun?”
diye sormuş adam. Tanrı:
“-Hem size şah damarınızdan daha yakınım, hem de düşman olduğunuz kadar sizden uzağım. Çünkü düşmanlarınız da ben’im, siz de ben’im,” demiş. Adam:
"-Yani mahkeme salonunda insanlara hiç mi hesap sormuyorsun”
demiş.
“-Sadece iki sorum oluyor tüm insanlara,” diyerek gülmüş Tanrı.
“-Dünya okulunda ne kadar sevmeyi öğrendiniz? Ne kadar bilgi kazandınız?”Hayatta küçük şeylerin keyfini çıkarın. Çünkü bir gün geriye dönüp bakacak ve aslında büyük şeyler olduğunu fark edeceksiniz.”
Bu mesajı okudum, kendi kendime hayıflandım durdum, acaba doğru mu ki, diye.

Cevat Kulaksız

Cevat Kulaksız 

Hiç yorum yok:

Blogger tarafından desteklenmektedir.